Reklamsız Sözcü

BU ülkede sahaya her zaman 3 takım çıkar; ev sahibi, konuk ekip ve hakemler. Ve sonunda genellikle hakemler kazanır. Futbolu oynatmak için sahaya konulan hakemler, Türkiye'de bir el freni işlevi görüyor. Bu haftaki Halis Özkahya ve Çağatay Şahan'ın performansları maçları izleyen herkesin aklında iki seçenek bıraktı; bu adamlar ya kötü niyetli ya da “karar verme” mekanizmaları sağlıklı işlemiyor. İşin düşündürücü yanı bütün hakemlerin aynı yetersizlik ve sinir bozucu durumda oluşu…Sahadaki cesetDÜNKÜ maçı gözünüzde canlandırın ya da tekrar seyredin; ilk yarının sonundan itibaren hakem Şahan maça ağırlığını koymaya başladı ve oyunun kontrolünü kendi eline aldı. Oyuna karşı zalim kurşunlar sıkıp futbolu öldüren bir silah gibi kullandı düdüğünü; takımların pres ve pas ritmini bitirdi, oyun iştahını gebertti ve maç dengelerini altüst etti. Durum böyle olunca maçın analizi üzerine yorum yapmak zorlaşıyor. Çünkü dün 30. dakikadan sonra sahada bir ceset yatıyordu; hayli güzel ve tempolu geçecek bir maçın katledilmiş bedeni…Futbolun meyveleriFENERBAHÇE eğer ilk yarıda girdiği net ve çalışılmış ceza sahası organizasyonlarında daha ciddi davranabilseydi maçı erken bitirebilirdi. Ama olmadı. Ersun Yanal, Fenerbahçe'de ritim ve devir takımı oluşturdu. Oynadıkça açılan ve hücum devrini elinde tutarak başarılı olan bir takım. Ve topun oyunda kaldığı son 10 dakikaya da dikkat edin; Fenerbahçe yine ağırlığı koydu ve hayli manalı bir gol buldu. O golü özellikle Çağatay Şahan ve birkaç kez Oscarlık oynayan Hakan Arıkan izlemeli; Emenike aldığı darbeye rağmen ayakta kalıp topu sürdü, ceza sahasına doğruyken Emre'nin çift dalma hamlesinde de faule oynamadı, futbol oynadı ve gol geldi. Hani futbol ve meyveleri yani; bilmem Şahan ve hakemlerimizin ağzı kamaşır mı bu meyveden?..

Son güncelleme: 20:57 | 07.12.2013