Reklamsız Sözcü

GALATASARAY, Sivasspor karşısına 11 çalkantılı haftayı geride bırakmış ama taşları hala yerine oturtamamış bir takım hüviyetiyle çıktı…Bir yanda dünya markaları Terim-Mancini ve 19 puan vardı; diğer tarafta sezona başlarken Peru'dan aldığı diploması bile tartışılan Roberto Carlos ve 22 puan… Bir yanda 157 milyon Euro değerindeki Galatasaray, diğer yanda 37 milyon Euro etiketli Sivasspor.Maça bu çerçevede yaklaşıp iki takımı futbol terazisine koymak; “Carlos'un fendi Terim-Mancini koalisyonunu yenebilir mi”; “Mancini, üzerine ölü toprağı serpilmiş takımı diriltebilir mi” diye bakmak niyetindeydim.Hatta; Drogba'nın yedek kalmasının faydalarını irdeleyip, bu durumun Selçuk'un yeniden doğuşu üzerindeki etkilerini yazmak istiyordum… Ama olmadı. Çünkü başrole yerleşen hakem Halis Özkahya'nın performansı eski anıları canlandırdı.Hani şu raporuna “Meireles bana tükürdü” yazıp, sonra Futbol Federasyonu'nun kurullarınca ifadesi yok sayılan Özkahya…Bu sezon Erciyes-Fenerbahçe maçında Sow'a yapılan kartlık hareketi görmeyen, sonra Caner'in seri tekmelerine göz yuman Özkahya…Türk futbolunun dengesini bozanlarca dengesi bozulan Özkahya…Sonra, Sivasspor kalecisi Korcan'ın adının karıştığı Mini Cooper vakası geldi aklıma nedense… Hani şu mahkemelere konu olan, sonra borcu sessiz sedasız Ekşioğlu Vakfı tarafından kapatılan Mini Cooper olayı… Sonra bu ülkede sadece futboldan konuşmak mümkün mü diye düşündüm.Maçın yıldızı Özkahya!Bu arada Özkahya, Eboue'ye atılan dirseği de görmedi; Galatasaray'ın golü öncesi yapılan faulü de…Caner'in seri tekmelerini görmezken, Dany'nin üst üste yaptığı iki faulü şıp diye görüverdi…Adeta oyunu dengelemek istercesine, Sivaslı oyuncunun yapmadığı faulü bile görüp kart gösterdi.Ve son dakikalarda, çok da inanmadığım bir penaltı verdi Galatasaray lehine… Bir kırmızı gösterdi Sivas'a, üstüne bir tane daha gösterdi.Evet; Galatasaray 10'a 8 tamamlanan maçı 2-1 kazandı ama Özkahya futbol adına konuşulabilecek pek bir şey bırakmadı bizlere.İnsan, şöyle bir hamlede elini kaldırıp “Türk futbolu kötü şöhret sahibi değildir” diyerek her şeyi bir çırpıda silip atmak istiyor.Ama olmuyor… Boğazına kadar pisliğe batmış ve batıranlar baş tacı yapılmış bir futbolu temizlemeye bin derenin suyu yetmiyor.Olan, futbolu özleyenlere oluyor.