Reklamsız Sözcü

“İKTİDAR, iktidara düşkün olmayan ve iktidardan gelecek yararlara ihtiyacı bulunmayanlara verilmelidir” diyor Platon. Ve sizin bu cümleyi okuduğunuz anlarda, Fenerbahçe başkanlık seçimlerinin 2 güçlü adayı Aziz Yıldırım ve Mehmet Ali Aydınlar. 2013 Ekim itibariyle bu iki isim artık Fenerbahçe Kulübü'ne ve spora ne katabilir? Kim başkan seçilirse seçilsin, karlı çıkan taraf Fenerbahçe Kulübü mü olacak yoksa isimler mi? Trajedi…

Sıfırın altında

Trajedi diyorum ve ne yazık ki Platon'un cümlesiyle çırılçıplak kalan tabloda çok daha sıkıntılı noktalar var. Sırasıyla gidersek; her iki “büyük” adayın da mevcut üslup ve seçim politikaları sıfırın altında seyrediyor. Oldukça zedeleyici, mahalle kavgasını anımsatan ve ağırbaşlılıktan fersah fersah uzak. Fenerbahçe ve dolaylı olarak spor ortamımız ucuzlaştırılıyor yine.

Öte yandan, kendi çıkarlarını düşünmekten bile uzaktalar; Mehmet Ali Aydınlar ve ona tam destek veren Birleşik Fenerbahçeliler Vakfı Başkanı Aziz Yılmaz'ın küfürden ağır sözleri Aziz Yıldırım'ı mağdurlaştırıp 1-0 öne geçiriyor. Kişisel husumetler gözleri kör etmiş durumda. Üçüncüsü; başkan Aziz Yıldırım'ın Fenerbahçe TV ve dergiyi kendi propaganda organı olarak kullanması başlı başına kara bir leke olarak tarihteki yerini aldı bile.Ayrıca “af çıkartılacak” diyen başkanın bu konuda ağzını bıçak açmıyor artık, kulübün sahibi değil seçimle gelen “idarecisi” olan kişiler, yeni seçime kimin girip kimin girmeyeceğine karar veriyor! Komedi! Fenerbahçe Spor Kulübü sanki önceden kurulmuş bir tiyatroya sahne yapılıyor. Muhalefet tek bir güçlü kanat oluşturamayıp Mehmet Ali Aydınlar'ın arkasında toplanıyor. Ve hal böyle olunca başkan Aziz Yıldırım'ın ayrılmasını isteyenler bile tepki desteği ve oylarıyla Yıldırım'ın safına geçiyor. Bu seçim sahneleri size de bir yerlerden tanıdık geliyor mu acaba?..

Tek oy: Vicdan

3 Temmuz'dan daha büyük bir cendere bekliyor Fenerbahçe'yi ve bu kez sancısı yıllarca sürebilir. Bu gidişatla 3 Kasım günü sandıklar açıldığında herkesin aklında şu soru çınlayacak; “asıl golü şimdi mi yedik?” Adına ister basiretsizlik ister yeni bir operasyon deyin, fark etmez; her yönetiminde tek adamı oynayan Yıldırım'ın listesine bakıp saf tutmak için kendine sahte sebepler yaratanlar ya da istemeye istemeye Aydınlar'a oy verenlerin hepsi bu fiyaskoya ortak olacak.

Demokrasinin esamesi okunmayan bu tür durumlarda tek ve en demokratik hak komediye ortak olmayıp oy vermemektir. Ve 3 Kasım günü herkes vicdanına başvurursa bu seçim zaten tamamlanamaz. İşte ancak o zaman kazanan şahıslar değil Fenerbahçe ve Türk Sporu olur…