Reklamsız Sözcü

Alper Potuk. Evet, dünkü maçın besmelesiyle başlamam farzdı yazıya. Fenerbahçe'nin uçurtması olan Alper, ülkemizde nadir gördüğümüz atletiklik ve top sürme melekesine sahip. Evet, pas kalitesinde eksikleri var fakat bu konuda genç oyuncuları eğitme gücü tescillenmiş bir büyüğü var başında; Ersun Yanal. Sahadaki zarif futboluyla topu asla incitmeyen Alper'i izlerken şair İsmail Uyaroğlu'nun şu dizeleri çınladı aklımda; “bir ucunda o ipin / bir ucunda ben. / o gökte uçuyor, / ben yerde, sevincimden.”Bu kadar kıvrak ve parıltılı bir uçurtma elbet tellere takılacak. Ama Alper, sık sık karşılaştığı tehditkar faullere rağmen yine de yılmıyor oyundan, yılmamalı. Çünkü bilinir, uçurtmalar rüzgarı arkasına alıp değil, rüzgara karşı koyarak uçar. Alper üzerinden dünkü maça bakalım; geçen yılki durağan ve çok kez taraftar uyutan futboldan sonra bu ritmik futbola geçiş mucizevi bir şey. Ersun Yanal hatasız ilerliyor dersek yeridir; oyuncu sirkülasyonu ve tasarrufu, maç içi müdahaleleri, kondisyon ve oyun planı… Ligdeki bütün teknik adamları düşünün; kariyerinin en önemli sezonunu yaşayan hangisi sizce? Benim cevabım Yanal. Ve her 90 dakika kenarda maçı oynayıp durması da bu durumun ufak yansımalarından biri. Skor ne olursa olsun her hücum setinin başarılı olmasını isteyen ve oynattığı oyunla futboldan çok masa tenisi temposunu arzulayan Yanal, durağanlığı sevmiyor, “ben ırmakçıyım denizci değilim” diye bağırıyor sanki, Sezai Karakoç'un deyişiyle…

DERBİYE DOĞRU

Son yarım saatte yorgunluk ve rahatlık yaşandı ama maçı izlemeyenler dünün tanıklarına sorarlarsa şu yanıtı alacaklar; “şiir gibi oynadı Fener!” Emenike'nin gürül gürül koşuları, Sow'un tüyden bilekleri, Salih'in inanılmaz asisti, Uçurtma Alper'in süzülüşleri ve hatta seyircileri (okurları) şiire bağlı tutan Antep golü… Derbiye giden yolda kazanılan bu maç, şampiyonluk için mühimdi; Bursa'dan da 3 puanla dönülürse Kadıköy yeni bir şiire açılan sayfa olur. Şairi elbet Ersun Yanal…