Reklamsız Sözcü

Biz yaştakiler hatırlar; “Hop hop değiş tonton” diyerek istedikleri şekle giren bir çizgi aile vardı 80'lerde. Yanılmıyorsam orijinal adı “Barbapapa” gibi bir şeydi.

Hooop biri ev olurdu, diğeri koltuk, öteki yemek. Dışa bağımlı olma durumu sıfır. Bildiğin tatlı hayat.

Çarşamba akşamki maç da böyleydi Galatasaray için. Rakip, kağıt üzerinde grubun en zayıf takımıydı. Bu tür kıstaslara pek itibar etmesem de sarı-kırmızılıların 6'da 1'i değerindeydi. Ama 2010-2011 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde son 16'yı görmüş,mücadele gücü yüksek bir ekipti.

JUVENTUS İLE FİNAL…

Galatasaray'ın Kopenhag ile oynayacağı üst üste 2 maçı alması halinde “hop hop değiş tonton” durumu yaşanacaktı grupta. Dışa bağımlılık bitecek; dizginler ele geçecekti. Tarihi bir hezimetle çıkılan yolda Avrupa Ligi bileti cebe konulacak, İstanbul'daki Juventus maçına Şampiyonlar Ligi finali havasında çıkılacaktı.

Üstelik Kopenhag adının da ayrı bir büyüsü vardı Galatasaraylılar açısından… 17 Mayıs 2000 demekti; zafer demekti; UEFA Kupası demekti; tarih demekti, Süper Kupa rezervasyonu demekti.

İşte böylesi bir ortamda; Ali Sami Yen Arena'nın maddi manevi baskısı altında çaldı ilk düdük… O düdükle de çok şey değişti Galatasaray'da. Boş alan bırakmayan, saha içinde birbirleriyle kavga etmek yerine yardımlaşan, düşeni elinden tutup kaldıran, rakibi her saniye ısıran bir aslanlar ordusu vardı sahada.

Drogba ev oldu, Sneijder koltuk, Melo yemek… Burak hiç durmadan çalıştı, Eboue masaya su taşıdı, Selçuk ortalığı süpürdü, Bruma servisi üstlendi…

KİMSE HEVESLENMESİN

Bazı çevrelerce ısrarla matem yerine çevrilmeye çalışılan ev yeniden saray oldu; Galatasaray oldu.

Galatasaray, önüne çıkartılan tüm engellere, 6+0+4'e, Milli Takım tuzağına, ayağından tutup kaynayan Türk futbol kazanının içine çekmek isteyenlere inat, yeniden kuruluş amacı olan “Türk olmayan takımları yenmek” hedefine yöneldi.

Türk olan takımlar da fazla heveslenmesin bu durumdan…

Dördüncü yıldızı takmak da Galatasaray'ın önündeki hedeflerden biri.

Ve bu yoldan dönüş yok artık geri. Çünkü “Barbapapa” geri döndü.