Reklamsız Sözcü

Barış Manço'nun “Bugün bayram, erken kalkın çocuklar” şarkısıyla öğrendik bayramları… Sonrasında büyüklerimizden öğrendiğimiz en önemli bayram ritüelleri, büyüklerin elini öpmek ve bayramda küs kalınmayacağı gerçeğiydi. Ancak gelin görün ki tam bayrama girerken İbrahim Toraman ve Sezer Öztürk'ün kavgası zehir etti bayramı. Camia, mutlu bir bayram yaşayacakken kavga girdi kaptanla sezon başında gelen ‘yıldız' oyuncu arasına! Kavganın nedenlerini uzun uzadıya yazmaya gerek yok; hepimiz biliyoruz ki İbrahim Toraman, olayda haklı olan taraftır. Ama! İşte en önemli kelime bu; ama… Her zaman söylerim; bir cümlenin sonuna ama koyarsanız ama bu bağlaçtan önce kullandığınız cümleyi çöpe atmanız gerekir. Bu durum da aynen bunu gösterir.Toraman haklıdır ama tesislerde kavga etmiştir. Hem de Beşiktaş'ta oynadığı 10 yıllık süre zarfında üçüncü kavgasını yaşamıştır. İşte bu nedenlerden dolayı tüm haklılığını yitirmiştir. Kaptan olarak oyuncuyu uyarmıştır, yeni gelen bir oyuncuya nasihat vermek istemiştir, camianın dinamiklerini ona anlatmaya çalışmıştır… Bunlar hep savunmayı haklı çıkaracak durumlardır ancak Beşiktaş, Türkiye Cumhuriyeti yasalarıyla yönetilmemektedir. Burada kararı yönetim verecektir ve sanırım yönetim de kararını bu kulüp içi dinamiklere göre alacaktır.

BABA HAKKI DA KULAK ÇEKERDİ

Gelelim bayramın ikinci olumsuzluğa. Kavga olayı kapanıp güzel bir bayram geçirecek derken camia, başkan Fikret Orman'ın babası Abdulkadir Orman'ın vefat haberi geldi. Hem sadece başkan Fikret Orman'ın babası da değildi Abdulkadir Orman… Siyah-beyazlı camiayı yakından tanıyan, camianın da sevdiği bir isimdi. Belki de Fikret başkana aşıladığı en önemli özellik Beşiktaş sevgisi oldu. Yıllarca Hakkı Yeten ile de çalışan Abdulkadir Orman, Baba Hakkı'dan korktuğu kadar kimseden de korkmazdı. Bunu da aşılamıştı Fikret Orman'a… Fikret Orman “Baba Hakkı'dan korkarak büyüdük” diye anlatıyorsa eğer bugün, bu Beşiktaş'ın büyüklüğüdür. Kaptandan korkarak yaşamak. İşte bütün mesele bu! Hem belki kaptan Baba Hakkı da camianın gelenek ve göreneklerine karşı gelen futbolcularının kulağını çekiyordu ama hem zaman bu zaman değildi hem de bu kadar çok yankı bulmuyordu. Bir de Baba Hakkı, hem sevip hem de dövdüğü takım arkadaşlarını dövme işini emin olun ki hocasının gözünün önünde yapmıyordu…