Reklamsız Sözcü

2010 Dünya Kupası'nda final oynayan Hollanda, İspanya'ya kaybetmesine rağmen 1988'te Avrupa Şampiyonu olan Gullit, Rijkaard, Van Basten'li jenerasyondan sonra ilk kez böylesine önemli bir başarı elde etmişti. Ancak aynı takım, aynı hoca EURO 2012'te 1 puan bile alamadı ve tarihinin en kötü performansına imza attı. Fatura Van Marwijk'e kesildi. Hollanda futbol medyasının yetersizliğini her fırsatta sorguladığı tecrübeli hocanın yerine gelmesi en muhtemel isim olan Louis Van Gaal görevi devraldı.

Turuncu devrim!

VE Portakallar, Van Gaal ile yenilgiyi unuttu. Deneyimli çalıştırıcı yeni bir ‘turuncu devrime' imza attı. Son mağlubiyetini 17 Haziran 2012'de Marwijk ile Portekiz önünde alan Hollanda'nın o tarihten sonra oynadığı 14 maçta bileği bükülmedi. Bu, kağıt üzerinde tedirgin edici istatistik bir de 8-1'lik Macaristan zaferiyle birleşince haliyle karşımıza ürkütücü bir tablo çıkıyor. Ancak yenilmez Hollanda'nın aslında kırılgan bir takım olduğu yolunda yorumlar Avrupa futbol kamuyounda da sık sık dile getiriliyor… Portakallar'ın dünya futbolunda yeniden varolduklarını ispatlayacakları yer tabiki Brezilya 2014 olacak. Bu yüzden bugün mutlaka kazanıp, Dünya Kupası kuralarına seribaşı olarak girmek istiyorlar.

Defansları vasat

TÜRKİYE'Yİ çok zor bir mücadele bekliyor. Ama Van Gaal ile henüz maç kaybetmemesine rağmen Hollanda aslında yenilmeyecek bir takım değil. Özellikle defansif anlamda sıkıntıları olan, bu bölgede vasat oyunculardan kurulu bir ekip. Üstelik savunmanın önünde tüm eksikleri kapatan De Jong sarı kart cezası nedeniyle sahada olamayacak. Rakipte bugün dikkat edilmesi gereken, standart üstü 2 oyuncu var: Van Persie ve Robben… 1997'de Bursa'da 1-0 mağlup ederek tarihi bir zafer kazandığımız Portakallar'ın kadrosu çok daha iyiydi. Van der Sar, Stam, Reizeger, Cocu, De Boer kardeşler, Seedorf (hala oynuyor), Kluivert vardı.

YAPTIK, yine yaparız demek kolay. Ama Türkiye finalleri kaldıramıyor. Kadıköy'deki 0-0'lık İngiltere ve 4-2 kazanmamıza karşın elendiğimiz İsviçre maçları tam bu tür karşılaşmalardı. Takımın başında Fatih Terim gibi motivasyon ustasının bulunması büyük şans olacak… Mutlaka kazanmalıyız ama Hollanda karşısında kesinlikle saldırgan ve agresif bir futbol tarzı sergilememiz gerekiyor. Yeterki rakipten korkmayalım, stres yüzünden elimiz ayağımıza dolaşmasın.