Reklamsız Sözcü

Ego-kibir savaşı!

07:5814 Ekim 2013
0
Ego-kibir savaşı!

Galatasaray geçmişte bulamadı, gelecekte de huzur bulamaz. Kim başkan olursa olsun, kim teknik direktör olursa olsun; Galatasaray huzurlu bir ortamda ne başarıyı paylaşabilir ne de başarısızlıkta kenetlenebilir! Çünkü camianın genlerinde ‘kibir' var.

“Ben” Galatasaray'da en çok kullanılan 1. tekil şahıs. Doğal olarak süreçler nasıl başlarsa başlasın sonunda lastik patlıyor!

2000'de ne oldu?

Fatih Terim'in Galatasaray'dan “gitmesi, gönderilmesi, görevine son verilmesi” nasıl adlandırırsanız adlandırın; bir süreç değil sonuçtur. Daha önce de böyle olmuştu..

Bugün “Terim nasıl gider?” diye söylenenler, basında konuşanlar, 2000 yılında şartlar daha iyiyken tutamamışlardı onu. Başkan Faruk Süren, futbol şube sorumlusu Ali Dürüst'tü. Terim o günler için “Ben gitmedim, gönderildim” der hala…

2003-2004'te Özhan Canaydın başkanken Terim yine gitti. Bu kez Ali Dürüst 2. başkandı süreçte. Yanında Refik Arkan vardı. Bugün Terim yine gitti. İsimler farklı, süreç aynı. İktidarda olma ya da koltukta oturmamak fark etmiyor Galatasaraylı için.. Sedat Doğan da muhalefetteydi. Bugün iktidarda.. Sonuç değişti mi? Hayır!

Yani anlayacağınız Galatasaray kibiri veya daha sosyetik adıyla ‘arogansı' kendi kendini besler. Arogans itaat bekler, karşısında diz çökülmesini ister. “Ben yaptım, oldu” durumlarında kabul bekler. Biraz kıpırdadın mı; “Haydi Abbas, vakit tamam.”

Hep ‘ben' dersen…

Peki ya Terim? Onun da egoları çok büyük. O da ‘ben yaptımcı'lardan. Galatasaray kibirine, Terim egosuyla cevap veriyor. Diyor ki, “Bu takımı ben şampiyon yaptım, ben ayağa kaldırdım.”

Transferlerden, ödenen yüksek maaşlardan, maç başına primlerden şampiyonluklara katkı yok ona göre. O da yanında duymak istediklerini yüksek sesle söyleyen bir ekip bulunduruyor. Terim de güçlüyken süreci zorluyor.

İşin özünde sürece başlarken 2011 Haziran'ında Aysal'ın Terim'e, Terim'in Galatasaray'a ihtiyacı vardı. Taraflar karşılıklı olarak güçlendikten, güçlendirildikten sonra kibirle ego çarpıştı.

Yani her zaman olduğu gibi Galatasaray Terim'in egosunu, Terim Galatasaray'ın kibirini yönetemedi. Siz söylenenlere, anlatılanlara, açılıp açılmayan telefonlara bakmayın. Olayın özeti budur!