Reklamsız Sözcü

Galatasaray, Real Madrid karşısına 6 maçlık maceranın 1'inci randevusu için çıkmıştı. Ve hiç kimse o maçta 6-1'lik bir skor beklemiyordu.

O maçın ilk 30 dakikasında oynadığı oyunun karşılığı değildi de bu fark… Ama son 30 dakikasını ise bire bir yansıtıyordu.

Bu şok dalgasının ardından yaşanan iki kısacık haftada Beşiktaş galibiyeti, Fatih Terim'le yolların ayrılması, Antalya beraberliği, Roberto Mancini'nin gelişi gibi hayli sert ve fırtınalı gelişmeler yaşandı sarı kırmızılı camiada.

Üstüne üstlük rakip Serie A'nın ilk 6 haftasını 5 galibiyet, 1 beraberlikle tamamlamış Juventus'tu… Tek beraberliğini de Inter deplasmanında almıştı.

Saydığım tüm bu etkenler bir araya geldiğinde, maç öncesi Juventus galibiyetine 1.15; Galatasaray'a ise 7'lik oran veriliyordu. Hatta 5.40'lık oranıyla beraberlik bile sürpriz sayılıyordu.

Sadece Galatasaray taraftarı takımından ümitliydi. Maç öncesi Juventus galibiyetine oynayanların oranı yüzde 8 iken, “Galatasaray kazanır” diyenlerin oranı yüzde 17'nin üzerindeydi.

Drogba varsa…

Taraftar, yaralı Aslan'ın düştüğü yerden daha güçlü kalkacağına inanıyordu. Bu inanç sahaya da yansıdı.

Son taktik idmanda Aydın'ı ilk 11'de oynatarak Türk basınını, Riera'yı sağda, Bruma'yı solda oynatarak herkesi ters köşeye yatıran Mancini, önce gol yememe üzerine kurulu taktiği kısa sürede iyi aktarmıştı takıma.

Galatasaray son derece soğukkanlıydı. Hiç kimse acele etmedi sahada. Tek aceleci Bruma'yı frenleme görevi de Sneijder'deydi. İlk yarı boyunca tek yaptığı da buydu.

Sarı kırmızılılar rakibe pozisyon şansı tanımadan tek tük de olsa pozisyona girdi. Ve “We have Drogba”, Juve defansının ilk hatasında ipi çekti. Aslan, kendine şans tanımayan bahis şirketlerine nazire yaparcasına 1-0 öne geçti.

Anka kuşu gibi…

İkinci yarı tam “İtalyan İşi”ydi. Juventuslu oyuncular tribüne, tribün hakeme, yedek kulübesi her yere oynamaya başladı. Bu sezon fizik olarak henüz arzulanan noktaya gelemeyen Galatasaray direndikçe direndi bu baskıya. Ancak Macar hakem direnemedi. Buz pateninde artistik hareketler statüsünde değerlendirebilecek bir pozisyona penaltı verdi. Ve skor eşitlendi.

Bu bile hakeme yetmedi. Her ikili mücadelede takdir hakkını Juve lehine kullanarak İtalyanlar'ın öne geçmesini sağlayacak fırsatı yarattı. Ama Aslan, 2-1 yenik duruma düşmesine rağmen pes etmedi. Umut'un golüyle adeta küllerinden yeniden doğdu.Ve dosta düşmana bir kez daha haykırdı: Bu daha başlangıç mücadeleye devam!