Reklamsız Sözcü

İstanbul'da Real Madrid'e tarihi bir farkla kaybedilen karşılaşma Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ndeki kaderi açısından kesinlikle doğru bir gösterge değildi. Oradaki tabloya bakarak, “Sarı-kırmızılılıların gruptan çıkma şansı çok az” denilmesi sonuç üzerinden konuşanlar için doğaldı. Ama o karşılaşmadaki futbolun karşılığı değildi, çıkan sonuç. Öylesine bir yenilginin üzerine Aslan'ın Juventus deplasmanının çıkması büyük bir talihsizlik olarak görülebilirdi. Ama aynı zamanda büyük bir şanstı, hem de kulübede böylesine radikal bir değişim yaşandığı dönemde. Çünkü Juventus Arena'da yenilmemek Avrupa futbol kamuoyuna “Ben daha ölmedim” mesajını vermek anlamında önemliydi.

Terim'in ardından göreve gelen Roberto Mancini'nin Galatasaray'ı merakla bekleniyordu. Maç öncesi Aydın Yılmaz'ın 11'de olacağı yönündeki haberler “Her yeni hocanın bir sürprizi olur” sözleriyle açıklanabilirdi. Ancak İtalyan teknik adamın Mancini'nin forvetin arkasındaki üçlünün sağ tarafında Albert Riera'yı deneme fantezisinin gereksizliği dakikalar ilerledikçe görüldü. Savunma sanatıyla futbol dünyasında var olan İtalyanlar'ın en önemli kulüp temsilcilerinden biri olan Juventus'ta Bonucci gibi milli bir stoperin büyük hatasını Drogba'nın affetmesi lüks olurdu. Torino'da en mükemmel senaryoyla başlayan sarı-kırmızılıların anlamsız geriye çekilme refleksi Juventus'u ayağa kaldırdı. Özellikle ikinci yarının başından sonra oyunun tamamı neredeyse Cimbom'un yarı sahasında oynandı.

Ancak maçın kırılma noktası kesinlikle Macar hakem Viktor Kassai'nin uydurduğu penaltıydı. Amrabat yanlış bir hamlede bulundu tama ama rakibin düşmesine sebep verecek bir hamlesi yoktu. Quagliarella bir İtalyan kurnazlığıyla bu fırsatı değerlendirdi. Ne yazık ki, İtalyan takımlarına Avrupa Kupaları'nda böyle penaltılar yıllardır kimseye olmadığı kadar rahat çalınıyor. Bu karar Cimbom'un tüm dengesini bozdu. Psikolojik olarak çökmesi beklenen G.Saray'ın Quagliarella'nın golüne Umut'la verdiği reaksiyon bu grupta sonuna kadar yarışın içinde olduğuna dair önemli bir veriydi.

Maç öncesi sanırım her Galatasaraylı, Torino'dan beraberlikle dönmeyi kabul ederdi. Şimdi Cimbom'un önünde çok önemli bir fikstür avantajı var. Aslan'ın asıl rakibi Juventus grubun favorisi Real ile üst üste 2 maç oynayacak, sarı-kırmızılılar da bu periyotta zayıf halka Kopenhag ile karşılaşacak. Mancini'nin öğrencileri eğer ikide iki yaparsa İstanbul'daki Juventus maçında grubun finalini oynayabilir. İtalya'daki 11. sınavında galibiyete çok yaklaşan Cimbom için dün gece alınan beraberliğin anlamı 1 puandan fazlaydı.