SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Dakika otuzdört!

CEMAL Süreya bir şiirinde “Ağır ol Bay Düzyazı, Sen ancak uçağa binebilirsin!” der. Şiirin birikim, görgü, yaratıcı ve yol açıcı kimyasını işaret edip düzyazının yalnız hedefi düşünen görece durgun “kısırlığından” dem vuran bu dize Fenerbahçe'nin de mevcut halini çok iyi özetliyor. Takımdaki herkes öykücü; sürprize ve herkesi her an terse yatırıp savuracak tek 1 ayak yok. Takımın şairi eksik…

Masum koltuk

ŞU an bu camiada en çaresiz isim Ersun Yanal'dır. Sürekli farklı 11 ve diziliş deniyor olması ilk bakışta herkese “Bu adam ne yaptığını bilmiyor” dedirtiyor fakat işin aslı bu değil. Yanal, oyuncuların yürüdüğü, birbirine zerre destek vermediği, kaleye şut atmadığı yani kısacası bir “hiç” olduğu bu ortamda, çaresizce debelenip duruyor. Fenerbahçe, 90 dakika boyunca en estetik hareketi taca giden bir topu sektirmeye başlayan Ersun Yanal'ın ayağından yarattıysa “bu ne biçim taktik” deyip hocaya saldırmak en kolaycı yaklaşım olur. Yine de belirteyim; Ersun Yanal'ı savunmuyorum. Ersun Yanal'ın oturduğu koltuğu savunuyorum. Kulübün en masum koltuğu bugün o koltuk…

MAÇ 1-0 olduktan sonra oyuncu değiştirmeye korktu Ersun Yanal. Ve bu onun “oyuncu değiştirdikten sonra gol yersek ihale bana kalır” korkusundandı. Evet, bu çok büyük bir hata. Mert'in yine takımı sırtında taşıdığı maçta, oyuncular zaten zihinsel olarak bitikken, dakikalar geçtikçe fiziksel olarak da düştüler. Herkes düşmüşken, Yanal düşmemeliydi…

Ali İsmail Korkmaz

34. DAKİKA sloganlarına dair de bir çift sözüm var; “Tribün siyaset yeri değildir” cümlesi masum görünen temelsiz ve tehditkar cümlelerden biridir hayatta. “Tribün” nedir, önce onu anlamak araştırmak lazım. Antik Yunan ve Roma'dan günümüze kadar “tribünler”, deyim yerindeyse toplumsal olayların kabesi olmuştur her zaman. 1 dakikalık protestoya şiddet ve tahammülsüzlükle karşılık verenler bu çatışmayı büyütenlerdir. Ve işin ilginci, 3 Temmuz'dan sonra azılı hükümet düşmanı olup siyasi sloganlara sarılanlar, bugün nasıl oluyor da Ali İsmail Korkmaz, Berkin Elvan ve diğer tüm çocukların anısını başka şeylerin önünde ezmeye cüret ediyor? Tribünde siyaset olsun ya da olmasın diyemem çünkü ne yazık ki tribün “sportif” değil “toplumsal” bir meydandır. Ve unutulmasın; kalbinde duyarlılık olmayan, Fenerbahçe'yi de Eskişehirspor'u da sevemez…

Yazarın Diğer Yazıları