SÖZCÜ PLUS GİRİŞ

Ne para istiyorum ne de pul…

Herkes çok iyi bilir ki sermaye ürkektir. Risk gördüğü ülkeden de, bankadan da, sektörden de, takımdan da kaçar.

İster milyar dolarlık bir yatırım söz konusu olsun, isterse de 10 liralık bir iddaa kuponu; sonuç değişmez… Para az riskin peşinden gider ama fazla riski de hiç sevmez; hemen uzaklaşır.

Dün AMK sayfalarında okuduğunuz ama pek çok yayında olmayan bir haber bunun çok net kanıtıydı.

Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki Süper Kupa karşılaşmasının iddaa rakamları açıklandı…

Yaklaşık 31 milyon liralık; yani 16 milyon doların üzerinde bahis oynandı.

Maçtan önce kupon yapanların yüzde 39.2'si skor tahmininde bulundu.

Direkt olarak ‘Galatasaray kazanır' diyenlerin oranı yüzde 32.2 olurken, ‘Fenerbahçe kazanır' diyenler sadece 5.5'te kaldı.

Açıkçası ben bahis oynamayı sevmem.

Oyunun Türkiye'ye geldiği ilk yıllarda merak edip birkaç kupon yapmışlığım vardır… Tuttuğum takım aleyhinde bahis yapmadım hiç. Çünkü gönül verdiğim takımın mağlubiyetinden sağlayacağım kazanç, yaşayacağım keyifsizliğin telafisi olamaz. Bu açıdan Galatasaray ve Fenerbahçe'ye oynanan bahis oranlarına baktığımda, Galatasaraylılar'ın takımlarına güvendiklerini ve çekinmeden para yatırdıklarını; Fenerbahçeliler'in ise güvenmediklerini ve kupon yapmaktan uzak durduklarını görüyorum.

‘Fenerbahçe kazanır' diyenlerin yüzde 5.5 düzeyinde kalmasının başka bir açıklaması olamaz.

Gelin bir de canlı bahislere bakalım…

Maçın dengeli başlaması umutlandırmış olmalı biraz Fenerbahçe taraftarını… Maç sürerken oynanan bahislerde ‘Fenerbahçe kazanır' diyenlerin oranı yüzde 14, ‘Galatasaray kazanır' diyenlerin oranı ise yüzde 12 olarak gerçekleşmiş.

Muhtemelen Galatasaraylılar'ın çoğu maç öncesinde sözünü söylediği için canlı bahislere pek itibar etmemiş.

Bahis rakamları bu kadar netken hala psikolojik üstünlükten söz eden bir Fenerbahçeli yönetici çıkarsa buyursun böyle gelsin…

Ne de olsa rakamlar yalan söylemez ama insanlar söyler…

Gelelim; Süper Kupa'yı aldığı günden beri Galatasaray hakkında olumsuz haberler yapan ve artık kim oldukları herkes tarafından gayet iyi bilinen yayın organlarına…

Onlar için ne desek boş; sadece Özdemir Asaf'tan bir alıntıyla seslenmek istiyorum kendilerine:

“Ne para istiyorum ne de pul. Tek bir istediğim var, o da yalansız bir kul.”

Yazarın Diğer Yazıları