SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
‘O maçtan sonra F.Bahçeli oldum!’

‘O maçtan sonra F.Bahçeli oldum!’

“Efsane başkan” Ali Şen, Bodrum’daki muhteşem malikânesinde Quality dergisinin sorularını yanıtladı.

Henüz 17 yaşındayken Kosova'nın Prizren kentinden ailesiyle birlikte Türkiye'ye gelen Ali Şen, manavlıktan kaynakçılığa pek çok işte çalışarak yaşam savaşına başladı. 55 yıllık başarılı iş yaşamını 50 yılı dolduran mutlu bir evlilikle taçlandıran 74 yaşındaki Şen, ikisi erkek, ikisi kız dört çocuk, beş torun sahibi oldu.

Bodrum'a ilk havaalanını yapan, Bodrum'a ilk uçağı o dönem kurduğu Maş Air ile indiren Ali Şen, bugün enerji ve gaz dağıtım işinde… Şimdilerde işlerin başında ise oğulları Adnan ve Metin Şen var.

Başarılı işadamı, iş prensipleri sorulduğunda şöyle yanıt veriyor: “Çok çalışmak, ürettiğin malı müşteriye beğendirmek, kendini müşteri yerine koymak, uzun vadeli iş yapmak, borçla iş yapmamak, çocuklarla arkadaş gibi anlaşmak ve onlara yetki vermek, iş ilişkilerinde mümkün olduğu kadar aile ve dost ilişkisi yaratabilmek. Şirket çalışanlarıyla sıkı işbirliği içinde dost olabilmek…”

BENİMKİ AŞK EVLİLİĞİ

Ali Şen'in işçi olarak Danimarka'ya gidişinde, Kopenhag'a bağlı Rödovre semtinde yaşayan varlıklı bir mobilyacının 18 yaşındaki kızı Bente ile yaşadığı aşkın rolü vardı. Zaman içinde işçilikten patronluğa yükselişi ve yaşadığı büyük aşk, Danimarka televizyonunda bir belgesele bile konu oldu. Hatta “Sınırsız Aşk” adlı bu belgesel, aynı saatte yayınlanan Milan-Liverpool Şampiyonlar Ligi finalinden daha fazla izlendi.

Şen, ailesi ve aile kavramına dair düşüncelerini bakın nasıl özetliyor:

“Ben aşk evliliği yaptım ve çok mutlu bir 50 yıl yaşadım. Hayatta her şeyim ailemdir. Allah herkese güçlü ve iyi aileler nasip etsin. Çok şanslıyım ki çok iyi yetişen çocuklarım ve onların çok iyi yetiştirdiği torunlarım var. Etrafımdaki dostlarım da hayatımın bir parçasıdır.

Çocukluğumda okuldan arkadaşlarımla dostluğum devam ettiği gibi kaynakçılık yaptığım dönemdeki kişiler de yanımda. Çalışanlarımla dostluğum da hâlâ devam ediyor. Olmazsa olmazlarımın en başında ailem gelir. Ailem, ailem, ailem… Gerisi yok.

Herkes olabilir ya da olmaz ama ailem olmadan asla! Yapmak istediğim her şeyi yaptım, Allah bana bütün güzellikleri nasip etti. Çocuklarıma; yaptıklarımı yapmalarını, dost ilişkilerini ticarette de sürdürmelerini tavsiye ettim. İş dünyasında güvenilirlik en önemli unsurdur.”

KOSOVA MAÇINDAN SONRA FB'Lİ OLDUM

Adı Fenerbahçe ile özdeşleşen efsane başkan, Fenerbahçeli olma öyküsünü ise şöyle anlatıyor:

“Bütün Kosavalılar 1948 yılında Atina'da oynanan ve 3-1 Türkiye'nin galibiyeti ile biten Yunanistan-Türkiye maçından sonra Fenerbahçeli oldu. Çünkü Türkiye'nin gollerini Lefter, Ahmet, Fikret atmıştı ve üçü de Fenerbahçeli'ydi. Ben de o gün Fenerbahçeli oldum. Sonra benim Fenerbahçe Başkanı olmamla birlikte Kosova'nın çoğu Fenerbahçeli olmuştur.

Hakan Şükür'den sonra Galatasaraylı taraftarlar da çoğaldı. Hakan da Kosovalı biliyorsunuz. Fenerbahçe, hayatımdan ve ailemden sonra gelen en büyük varlıktır. Yaşam tarzım, hayatımdaki en büyük keyif aldığım duygu Fenerbahçelilik duygusudur. Gündemdeki son gelişmelere bakarsak, UEFA çok çifte standart uyguladı. Avrupalılar pek çok kararda bu çifte standartlardan vazgeçmiyor. Ancak ne olursa olsun üyesi olduğumuz UEFA ve FİFA ile kavga etmenin bir manası yok.”

HER SABAH YÜRÜR, YÜZER, DALARIM

“Formumu dengeli beslenmeye ve spora borçluyum. Her sabah yürürüm, yüzerim, dalarım. Sigara içmem, puro içmem. Çok az, tadında içki içerim. Tabii ki kontrollerimi de aksatmadan yaptırırım.”

HİÇBİR ŞEY İÇİN KEŞKE DEMİYORUM

“Hayatımın her döneminde çok güzel şeyler yaşadım. Dünyaya gelişim ve yaşadıklarımdan çok mutlu olduğum için hiç geri dönüp bakmıyorum, ‘ah keşke' demiyorum. Hiç ‘Bu dünyaya erken gelmişim' de demiyorum. O nedenle bugünkü gençlere ve yaşamlarına sadece keyifle bakıyorum. Çok inançlı ve dini bütün bir insanım. Her gün yatmadan önce ne yaptığımı ve yapmadığımı kantara koyar, tartarım.”