SÖZCÜ PLUS GİRİŞ
O günleri böyle anlatmıştı

O günleri böyle anlatmıştı

F.Bahçe'nin efsanesi Selçuk Yula, 2010 yılında verdiği röportajda sarı-lacivertli ekibe transferini anlatmıştı.

Geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Türk futbolunun ve F.Bahçe’nin efsane isimlerinden Selçuk Yula, ölüm haberiyle Türk spor camiasını yasa boğdu. F.Bahçeliliğiyle tanınan Yula, geçtiğimiz yıllarda verdiği bir röportajda, sarı-lacivertli ekibe transferinde yaşananları anlatmıştı.

Boxer dergisine konuşan Yula, o günleri şu sözlerle anlatmıştı…

– Fenerbahçeli yöneticiler Ankara'ya geldiler, bindik arabaya İstanbul'a doğru yola çıktık. 15 Haziran 1979… Transfer dönemi 1 Temmuz'da başlıyordu yani 15 gün vardı resmi imza için. Geldik İstanbul'a doğru kulüp binasına gittik. Başkan Faruk Ilgaz ve diğer yöneticilerin tamamı odadaydı. İçeri girdim, pazarlık lafları dönüyor, sanmışlar ki çok yüksek bir fiyat isteyeceğim.  Ne parası, ne pazarlığı… Aklıma bile gelmiyor. Neyse beş dakika konuştuk konuşmadık ben hemen protokole imzayı attım. İşte bu andan itibaren kaçırma operasyonu başladı.

– Şimdi kaçırma derken, ben zaten gönüllüyüm Fenerbahçe'ye gelmek için. Ama Beşiktaş ve Galatasaray da beni istediğinden Fenerbahçeliler resmi imza gününe 15 gün kala kimse aklıma girmesin diye beni kaçırdılar. Basının haberi olmadan, rahmetli Semih Bayülken'in yazlığına götürdüler beni.

Fenerbahçe kariyerinizde önemli “ilk” ler ve önemli “son”lar var.

– Fenerbahçe Stadı'nın açıldığı ilk günü hatırlıyorum, Altay maçıyla açılmıştı. O maçta ilk golü ben atmıştım yani Fenerbahçe Stadı'nda atılan ilk gol benimdir. Ayrıca bu statta Galatasaray'a, Beşiktaş'a ve Trabzonspor'a da ilk golleri ben attım. Kariyerimdeki son ise Fenerbahçe'nin en son kazandığı Türkiye Kupası'nda finalde golü ben attım.

Neden ayrıldınız bu kadar çok sevdiğiniz kulübünüzden?

– Bir yere gitme isteğim yoktu ama kulübün para sıkıntısı çektiğini söylediler. Almanya'dan da Blau-Weiss takımından çok iyi bir teklif vardı. “Gitmek istemiyorum” dedim, yönetim bana “Paraya çok ihtiyacımız var. Merak etme bir sene sonra alırız seni geri. Çok iyi para veriyorlar” dediler. Ben hüngür hüngür ağlıyorum, “Abi ne olur beni göndermeyin” diyorum. Ama gitmek zorunda kaldım.

Sonra ne oldu da Fenerbahçe'ye dönmediniz?

– Almanya'da bir sene kaldıktan sonra, beni geri almadılar Fenerbahçe'ye. Çok bekledim ama almadılar. Ben de Sarıyer'e gitmek zorunda kaldım. Fenerbahçe o günlerde gruplarla yönetiliyordu. Ben de bunların kurbanı oldum. Zaten üç sezonda iki şampiyonluk yaşayan efsane bir takımımız vardı. O güzelim takımı birkaç sene içinde paramparça ettiler.

Ve şu Galatasaray meselesi… Doğuştan Fenerbahçeli biri olarak nasıl oldu da Galatasaray'a gittiniz?

– Sarıyer'de oynarken Fenerbahçe beni alacağını söyledi. “Sarıyer'den ayrıl gel” dediler. Evimi 800 bin liraya sattım ve onu Sarıyer kulübüne verdim. Bonservisimi aldım ve Fenerbahçe'ye geldim. Baktım beni transfer eden yok, hem 800 bin liralık evimden oldum, hem de ortada kaldım. Bırakmayı da düşündüm ama ortada kalınca, üstüne üstlük bir de Galatasaray çok ısrar edince, kabul ettim. Galatasaray'dan bir lira bile almadım. Alp Yalman benimle konuşmak istedi. O dönem Galatasaray'a çok genç oyuncu gelmişti. Alp Yalman benden gençlere ağabeylik yapmamı istedi, “Sen yine Fenerbahçeli Selçuk olarak kalacaksın. Gel burada ağabeylik yap, bir sene kal yeter” dedi. Ondan önce  Galatasaray'dan Büyük Mehmet ağabeylik yapmak için Fenerbahçe'ye gelmişti, onun gibi bir şeydi.