Reklamsız Sözcü

Baştan söyleyeyim bu biraz karamsar bir yazı olacak. Işıltılı pazar gününüze gölge düşürmek istemiyorsanız şimdiden okumayı bırakabilirsiniz. Sonra bana kızmayın. Şimdi yazıya başlayalım; Fenerbahçe hakkında, benim pek içinden çıkamadığım bir “denklemler dizisi” var. Yardımınıza muhtacım. İşte o sorular…1 Hemen herkes hemfikir; henüz Ersun Yanal'ın bir kemik 11 şablonu yok. Avrupa elemeleri başladı, lig kapıda, tercih yapma değil tercih edilenlerin uyuşma dönemi başladı çoktan. Hem kendi hem de Yanal'ın açısından birer 11 yapmayı deneyin. Çıkıyor mu?2 Oynatılmak istenen sistemde orta sahanın düşük olma lüksü yok. Fakat Meireles kötü, Cristian gevşek vida, Emre fiziken, daha da önemlisi mental olarak en zayıf döneminde görünüyor, Alper parlasa da sık sık su sızdırıyor. Mehmet Topal'dan gayrı bu makinada güvenilir kim kaldı?3Yüksek tempo ve çabuk pas oyununu sahada yönlendirebilecek kim var?4 Kabak tadı veren transfer hikayeleri en acil bölgelere mi gerçekten? Ve ayrıca artık -yine her zamanki gibi!- hayli geç kalınmadı mı?5 Geçen sezon başında önce iddialı konuşan sonra zaman isteyen Aykut Kocaman gibi Ersun Yanal da neden aynı masala başvurmaya başladı? Uyandırdığı merak ve heyecan yeterliyken neden daha ilk maçta herkeste haklı haksız alerji yaratan “zaman lazım” cümlesine başvuruyor?6 Zaman her zaman herkese lazım zaten, itiraz yok. Fakat bu cümle bir yöneticinin ağzından çıktığında bu onun ruhuna çöken “üstlerinin” baskısını hissettiğini göstermez mi?7 Desteklediğim ve desteklemek istediğim Ersun hocanın söylediği bir cümle var; “bu takım 4 yerse 5 atacak.” Bu cümle hücum gücüne inancı mı temsil ediyor yoksa takımın savunmasına güvenmediğini mi?8 Bir tercihtir ve saygı duyulması gerekir ama antrenmanlardaki yasaklar dahil takımla medya arasına neden bu kadar sert bir mesafe konuldu?9Ve farkında mısınız, Fenerbahçe takımında hala katkı sağlayan, tek bir gerçek kanat oyuncusu yok. İnanılır gibi mi duruyor?Fenerbahçe son yıllarda çocuğunun astım hastalığıyla uğraşıp resmi evrakların girdabında savrulurken, diğer hastalıkları yok sayan bir baba gibi… Şimdilik benim çözemediğim ve kulübün de reçete yazmadığı sorularım bunlar. Ya derdime derman ya katlime ferman!